|
Fındık beş (lira) para etmezmiş, işsizlik artıyormuş, ekmek zamlanmış, yağa, tuza, gaza, her bir şeye yüzde 200’e varan oranlarda zam gelmiş, kimin umurunda…
Memur, işçi, emekli can çekişiyormuş, boş verin dünya işlerini… Acından kim ölmüş… Ekmek bulamayan pasta yesin kardeşim…
Öteki yandan bakın bakalım, ülkemizin yüzü nasıl da gülüyor…
Cumhurbaşkanımız açıklama yapıyor;
“Herkesin yüzü güldü…” diyor… Futbolda Milli Takımımızın Çek Cumhuriyeti karşısında kazandığı başarıdan söz edip;
“Milli Takımımızın bu başarısıyla ülkemize büyük bir hediye vermiştir…” dedikten sonra;
“Başarılarının devamını diliyorum…” diyor…
Hep birlikte çift ayak havalara zıpladık millet olarak…
Dertleri, sıkıntıları unuttuk…
Mutlu olduk…
* * *
Başbakanımızın da Milli Takımımızla ne kadar gururlandığını gördük…
Sayın Başbakanımız maçtan hemen sonra Nihat Kahveci’ye telefon açtığını söyledi…
“Terinle ıslattığın formanı istiyorum…” dediğini kamuoyuna bildirdi…
Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Murat Başesgioğlu’nun bu durumda ne kadar genç ve sportif olduğuna şahit olduk…
Yıldırım gibi, aynı gün Nihat’ın teriyle ıslattığı forma Sayın Başbakanımıza basının huzurunda teslim edilmiştir…
(Bizler görelim de, kendilerine siyasette destek verelim istediler muhakkak… Bundan başka ne anlam çıkarılabilir?)
Başbakan Erdoğan’a ayrıca Yunanistan’da futbol yaşamını sürdüren milli futbolcu Tümer Metin’in forması da teslim edilmiş…
“Diğer milli futbolcuların burada suçu nedir?... Onlar ay-yıldızlı forma, ülkeleri için ter dökmemişler midir?...” diye sakına sormayın…
Siyaset bu… Kimin ne zaman, nerede ne diyeceği, ne yapacağı belli değildir…
Aklınızın ermediği şeylere lütfen burnunuzu sormayın… Tavsiyem olur…
Burada da söylemek istediğim, “futbola bakalım, dertleri dert emleyelim” olur…
* * *
Sadece ülke genelinde mi şovlar yapılmaktadır?... Mümkün değil… Fatsa’da da aynı yol tam yol devam etmektedir…
Bilindiği üzere Fatsa Belediyesi’nin her yıl düzenlediği Çınar Festivali mevcuttur…
Bu yıl kim gelecekmiş, biliyor musunuz?...
Çiçeği burnunda yeni evli Seda Sayan ve biricik eniştemiz…
Gerçi kendisi (Onur Şan) altıncı eniştemiz oluyor ama olsun… Sonuncusu ise bize düşen “Biricik enişte”dir…
Fatsa Belediyesi Fatsalılara dertlerini ve sıkıntılarını unutturmak maksadıyla Seda Sayan’ı getirmeye karar vermişlermiş…
Bizler Seda Sayan’ı Fatsa’da göreceğiz… Peki Seda Sayan da bizi görebilecek mi?... Benim sormak istediğim en önemli soru budur…
Büyük ihtimalle Fatsa Stadyumu’nda düzenlenecek konserde havai fişekler atıldıktan sonra Fatsalılar burunlarını çekerek evlerine döneceklerdir!...
Dertlerini ve sıkıntılarını o günlük unutmuş olarak!…
* * *
Burada istemeyerek de olsa sormak istediğim birkaç soru var… Haddim olmayarak tabii…
* Bir yıldır bakımda olan stadyumun çimleri ve toprak zemini bir akşamlık Seda Sayan konseri için heba etmeye değecek midir?... Yazık olmayacak mı onca emeğe ve paraya?...
* Yüz milyar liraya anlaşıldığını öğrendiğim konserin masrafları kimlerin sırtına yüklenecektir?... Bu para esnaftan toplanacaksa, “Utanmazsanız esnafın yanına gidin…” demek isterim… Esnafın büyük bölümü kriz nedeniyle can çekiştiğini söylemektedir…
* Geçtiğimiz yıl hiç konser yapılmadı… Vatandaş, “Nerede benim konserim?...” diye sormadı… Neden gerekiyor bu şov meselesi?... Seda Sayan’ı bu millet yılın 12 ayı televizyon ekranında her gün görüyor be kardeşim…
* Bunun adı, Çınar Festivali… Bu festivalde yerel sanatçıların konserleri olsa, sakat kulaklarıma kıyıp ben dahi dinlemek isterim… Bize kendi içimizden çıkan sanatçıları neden dinletmek istemezler, anlamış değilim… Mesela Avni Kaysal, Kadir Kocaoğlu, Yüksel Kaytaz ve ismini bilmediğim niceleri…
Ankara’ya bakarsanız Fatsa’yı görürsünüz… Fatsa’ya bakarak da Ankara’yı…
Her yerde şov…
Vatandaş açmış, yoksulmuş, ölmüş, bitmiş kimsenin umurunda değil…
Gerçi bu vatandaşa da böylesi gereklidir!... O da ayrı bir soru işaretidir…
|