|
|
|
|
- Currently 3.03/5
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
114 Kişi Oy Vermiş
|
Fatsalı Sanatcı İnanır ile Ropörtaj
Denk gelmedi, olmadı işte, meslek hayatımda bir Kadir İnanır röportajı yoktu.`Selvi Boylum Al Yazmalım`ın İlyas`ını, `Dila Hanım`ın Karadağlı Rıza`sını, Derviş Bey`i, `Ah Güzel İstanbul`un Kamil`ini, `Kırık Bir Aşk Hikayesi`nin Fuat`ını, `Bir Yudum Sevgi`nin Cemal`ini, Tatar Ramazan`ı, Kara Bayram`ı yakından görmemiştim. Birçok filmi unutulmazdır, hepsinde başka döktürür, sinemanın yüzünü, gözlerini en etkili kullanan jönüdür, bunları biliriz. `Selvi Boylum Al Yazmalım`da aşkıyla uçarı ruhu arasındaki gelgitte kaybolmuş İlyas`ı, kim onun kadar güzel oynayabilirdi ki! Ya`Kırık Bir Aşk Hikayesi`nde, Hümeyra`ya `Mutluluk yanımızdan geçip gitti` derkenki sahiciliği gözlerinden akarak yüreğimizi vurmadı mı ve hepimize bile bile teptiğimiz mutlulukları hatırlatmadı mı? Ne güzel aşık bir Cemal`di o `Bir Yudum Sevgi`de. Konuşurken, 40 yıldır zirvede biriyle karşı karşıya olduğunuzu fark ediyor, hem haddinizi biliyor, hem de keyfine varıyorsunuz. İyi ki varsın, Kadir İnanır. Yeni dizinizde nasıl bir rolde göreceğiz sizi?
Tüm filmlerimde koruduğum değerler var, senaryo bu değerleri içermiyorsa oynamam. Teklif de getirmezler. Kalabalıkları ilgilendirmeyen, sanal dünyalar kuran rolleri kabul etmiyorum. Burada ilk kez benim Türk Sineması`na başrol olarak soktuğum zengin adam tiplemesi var. Eskiden de filmlerde, zengin adam tiplemeleri vardı ama bunlar ya çok küçük rollerdi, ya yaşlı adamlardı, ya da kötüydüler. Dizideki Ali Kemal toprağa, geleneklerine bağlı zengin bir adam. Toprak kokuyor, Türk kültürü kokuyor. Hiçbir kültürde, bizim kültürümüzdeki kadar insan onurunu yücelten değerlere rastlayamazsınız. Bizi kültür emperyalizmiyle kırıp döküyorlar. Ben de buna karşı kendi filmlerimde kendi savunmamı yapmaya, çağın gerisine düşmeden sentez oluşturmaya çalışıyorum. Ali Kemal, iyi adam; zenginliğin arkasına saklanarak sadece kapitalist değerleri savunan biri değil. Al Pacino ve Robert de Niro gibiler hariç belli bir yaşın üzerinde çok az star var dünya sinemasında. Siz bunu Türk Sineması`nda gerçekleştiren tek starsınız. Gurur veriyor mu bu?
Bu, benim yoğun emeğimin karşılığı. Gurur kelimesini sevmem, gururlu insan kompleksli insandır. Sinema oyunculuğu yaşım 38`inci yılına giriyor. Bu kadar yıl kendi hayatınızı yaşamamışsanız, bir ömrü bedel olarak sunmuşsanız karşılığını alırsınız. Gişesi en yüksek oyuncu benim. Sürekli yükselen oyuncu da. Bir ülkenin sanatçısı, nerede, hangi şartlarda sanat yaptığını, zorluklarıyla, sevdalarıyla çileleriyle bilmek zorundadır. Türk Sineması`nda çok film yapılıyor, nasıl buluyorsunuz onları? Can çekişen bir işkoluna, gençler yürek koymuşlar, bence birer halk kahramanı hepsi. Böyle bir işe soyunup varını, yoğunu bu işe koyanları kırıp dökmem. Onlar benim kahramanlarım çünkü. AŞKIN TARİFİ YOK
`Babam ve Oğlum`u seyretiniz mi?
Bana film eleştirisi yaptırma. `Babam ve Oğlum`dan önce `Sen Türkülerini Söyle` diye bir film var. Bu filmi yapanlar biraz da o filmleri izleyecek. Benim beş yasaklı filmim var 12 Eylül`den sonra yapılmış. Resmi yasaklı değil, pasifize edilmiş, gösterilmemiş filmler. `Darbe` diye bir filmim var, bir itirafçıyı oynamıştım, gördünüz mü hiç? Bekir Yıldız`ın kitabından uyarlanmıştı. Yapılan işi eleştirmem, bunu benden beklemeyin, ama ilk biz yaptık deniyorsa, hayır, ondan önce yapılmış filmler var.
Çok güzel aşk hikayeleri yaptınız. İçli oynadığınız filmler ama son yıllarda bu tarfınız hiç yok...
Öyle hikayeler denk geldi ama bu dizide o istediğinizi göreceksiniz. Bıyıklarımı filan da bundan dolayı kestim.
Fatsa`lısınız ama baba tarafından da Trabzon Sürmeneli`ymişsiniz. Ben de Karadenizliyim, Karadeniz insanında bir tuz dengesizliği varmış, bu yüzden hırçın Kim söyledi onu?
Bir Karadenizli söyledi.
Onun bir psikolojik bozukluğu vardır.
Biraz`deli` yanları vardır ama, Sizde de bir hırçın yan var.
İnsanın yaradılışında var bunlar. Egeli`de, Trakyalı`da yok mu? Çok az arazisi olan bir coğrafya, havası sert. Güney bölgeleriyse sıcak. Oradaki insanlar sıcaktan bayılmış vaziyette. İnsanlarda med-cezirler olur, yaradılışlarıyla ilgili. O yapıyı etkileyen coğrafi dokuların da payı vardır belki tepkilerinde.
YAKIŞIKLI BİR İHTİYAR
Zaman sizde nasıl işledi, yumuşattı mı, onu merak ediyorum ben.
Her şeyi, olumsuz yönüyle alırım, olumluyu buluncaya kadar. Başarılı olduğumda kavgam bitmiş olur. Yaşadığım dünyaya duyarlı olmaya çalışıyorum. `Bana ne`, `Neme lazım` yok benim karakterimde. Doğum tarihiniz muhtelif yerlerde farklı yazılıyor. Hangi burçtansınız?
Harman zamanı doğmuşum. Ağustosun 10`uyla Eylül başı arasında. Nüfus memuru doğum günümü öyle yazmış. Anadolu`da nüfus kağıtlarında tarihler, 1-5, 10-15 diye gider.
Başak olduğunuzu düşünüyorum.
Astrolojiyle ilgili değilim.
Evlenmeyişiniz, aşkla ilgili açıklamalarınız. Başaklar duygularını göstermekten korkarlar. Bu konuda bilgili değilim. Astroloji bilim değil, hele netleşsin. Burçlarla karakter tahliline karşıyım, bazen insanları sıkıştırıyorum. O zaman da alçalan, yükselen burç diyorlar.
Yine de kolay bağlanamama durumu var sizde. Yoğun emek isterim. İlişkilerimin özünde saygı varsa sevgiyi oluşturur. Aşkın tarifi yapılmış değil. Leyla ile Mecnun`u, Kerem ile Aslı`yı gören var mı? Mutluluk bir arayıştır, anlıktır. O yolculuğun çok iyi tanımlanması, ilişkilerde parçaların bir bütün olması lazım.
Tam 21 kez mafya üyesini canlandırmışsınız. Neden mafyayı bu kadar çok seviyoruz?
Yazılı hukuk kurallarında adaleti bulamazsanız, yazılı olmayan hukuk kuralları kendiliğinden doğar. İnsan haklı davasında haksız duruma düşerse, özellikle kapitalist sistemde yazısız hukuk kuralları ortaya çıkar. Kadir İnanır yalnızken nasıl biri?
Her gün on iki gazete okuyorum.Yıllardır takip ettiğim köşe yazarları var. Haberleri, sinemayı izliyorum. Kitaplarım var, yazılacak yazılarım var. Tatile gidiyorum, fotoğraf çektirmekten yoruluyorum. Beni sakin, filozof görüntüsünde göremezsiniz. Yaşadığım ülkenin güzellikleri çabuk yaşamasını istiyorum. Belki 60 yıl sonra her şey güzel olacak ama ben de göreyim istiyorum bunları. Bütün telaşım bu. ÖNEMLİ İŞLER YAPTIM`Hayatı hep erteledim` demişsiniz...
Şunu da sonra yaparım diye diye sona yaklaşıyoruz yavaş yavaş. Sonuçta sinemadan başka yapmak istediğiniz şeyler var mıydı? Yorulduğum zaman, aklımdan geçirmişimdir. Bizim mesleğin silahı kamera, hiçbir hatayı, samimiyetsizliği affetmez. Öyle bir film çekersiniz ki, insanları sarsar, kendine getirirsiniz. Ruhunun derinliklerinde kalmış güzel duyguları coşturur, insan olduğunu hatırlatırsınız. Bu işi yaparken çok dürüst olmalı, yoğun emek harcamalısınız. İnsan ömrü ne kadar ki! İnsanlar doğuyorlar, büyüyorlar, ölüyorlar. Bu yolculukta aslolan bıraktıklarınızdır; Önemli işler yaptığımı biliyorum, o yüzden ölmem diyorum. İyi oyunculuk insanın içinde midir?
Yaratacağınız karakterle özdeşlemeniz gerekiyor. Bir oyuncu olarak o adam olabiliyorsanız, doğru budur. Ben o adam olmaya çalışıyorum. Ben müthiş bir dram oyuncusu olmak için uğraştım hep, dünyanın bütün aktörlerine selam verdirdim. Oyuncuların atası Marlon Brando, herkes onu taklit eder, herkes o olmaya çalışır. Var mı onun üzerine büyük oyuncu? O karakterin gerçeği olmaya çalışmak bence doğru bir tarif.
Alain Delon`Yüzüme baktıkça kendimi öldürmek istiyorum` demiş, hala çok yakışıklısınız ama yine de üzüldünüz mü biraz yaşlanmaya başladığınızda? Bir gün bu dünyadan göçüp gideceğini kabullenmiyor ve o gerçekle yaşamıyorsan, üzülür, paniğe kapılırsın. Böyle bir derdim yok. Atatürk benim yaşımda öldü. Yaşlanmaktan söz ediyorum İnsan güzelliğini kaybetmez. Ruhu güzelse, görünüşü güzelse demiyorum, güzel bakıyorsa, güzel kalır. O insani, yüce duygularını yüreğinde birleştirip gözlerine aktarabiliyorsa yaşlanmaz. Yakışıklı bir ihtiyar da olabilirsiniz. Önemli olan bu dünyadan sizin de göçeceğiniz gerçeğini bilmek. Ben 70 yaşında da başrol oynayacağım. Yüreğin temizse asla yaşlanmazsın, bakışların kırılmaz. Yürekle bakış arasında güzel bir köprü vardır. `Ne iyi insanmış` diyenlere kızıyorum. Tabii iyi olacak, kötü olmak için uğraşır mı kişi? İyi olmayı erdem kabul etmiyorum. İyi insansanız hiçbir şeyden korkmaz ve asla yaşlanmazsınız. Kadirizm, Can Dündar ve Ahmet Hakan Can Dündar Bonus reklamınızdan sonra `Kadirizmin Sonu` diye bir yazı yazdı Sonu olmadığını görmüştür herhalde. Yazılarına, çalışmalarına değer verdiğim insanlar bazen böyle gafletlere düşüyorlar. Samimiyetine asla inanmadığım, kendisini de tanımadığım sakallı bir yazar var, Hürriyet gazetesinde, eski dinci, dönek. Ben ona tabii ki dönek diyorum, o benim kimliğimle, kişiliğimle ilgili güvenilmez anlamına gelen bir yazı yazdı. `Selvi Boylum Al Yazmalım` için çocuklara çok beğendim demişim, Atilla Dorsay`a da beğenmedim demişim. O da oturmuş sayfasında Kadir İnanır`ın kimliği üzerine yazı yazıyor. Tam bir dangalak! Bunu da böyle yazacaksın bak. Cevap bile vermedim. Şimdi yeri geldi diye söylüyorum. İnsanlar birileri için yazı yazarken, onu biraz olsun tansalar iyi olur. Yoksa yeri gelince de böyle cevabını alırlar.
Kadirizm nedir peki gerçekte?
Bir sabah kalktım, caddelerde `Kadirizm Geliyor!` diye afişler gördüm, bunu da yapan medya.
Ama siz de rahatsız değilsiniz bundan. Milletin yaptığı yakıştırmayla mücadele edecek zamanım yok ki. Benim söylemlerim, yaşam biçimim var. Bunlar özel bir durum gösteriyor ve karşılığı böyle bir kelimeyle adlandırılıyorsa, yapacak bir şeyim yok.
|